İnternet Yönetişimi: Dünyadaki Tartışmalar ve Türkiye'deki Durum


Mustafa Akgül

Bilkent Üniversitesi

akgul@bilkent.edu.tr


Özet:

Birleşmis Milletler çatısı altında gelişmekte olan ülkeler internetden daha fazla yararlanmak, internete daha ucuz erişmek ve internetin yönetiminde daha fazla söz ve pay sahibi olmak istiyor. Tunus'ta bu yıl yapılacak Dünya Bilgi Toplumu Zirvesinde İnternet Yönetişimi Çalışma Grubun Raporu tartışılacak. İnternetin alan adı ve IP dağıtımı altyapı, spam, siber suçlar, ağ güvenliği, fikri haklar, e-ticaret gibi sorunların çözümüne yönelik süreç ve mekanizmların oluşturulması tartışılacak. Türkiye'de bu konuda bir tavır geliştirmek ve kendi ilacını yöntem olarak kendine uygulamak zorunda.



İnternet tüm dünyada yaşamın tüm boyutlarını etkileyerek hızlı bir şekilde gelişiyor. İnsanlığı sanayi ötesi bir toplum biçimine “Bilgi Toplum”na taşıyıcı bir güç, bir tetikleyici, eşitleyici ve bir ön model olarak kendini kabul ettirmiş durumda. Ülkeler, İnternetin yaşamsal önemini kavramaya başlamışlar; İnternetin toplumların gelişmesinde önemli olanaklar sunduğu farketmişler; ondan daha fazla yararlanmak, gelişmesinde söz sahibi olmak, yönlendirmek, insanlığın gelişimi için, ortak politikalar, ilkeler ve mekanizmalar oluşturabilmek gerektiğini kavramışlardır. Ülkeler, uluslarası kuruluşlar, ve BM (Birleşmis Milletler) , 2003'te Cenevre ve 2005'te Tunus'ta Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi yaparak, hem dünyanın tamamının internetden eşit şekilde faydalanmasını, hemde internetin düzgün gelişmesini sağlamak ve bunun için de tüm dünyanın internet yönetişiminde söz ve pay sahibi olmasını sağlamak istemekteler. Cenevre Zirvesinde alınan karar üzerine İnternet Yönetişimi Çalışma Grubu (İYÇG) (WGIG - Working Group on Internet Governance) oluşturulmuş ve grup tarafından üretilen rapor yayınlanmıştır. Rapor Tunus'ta zirvesinde tartılılacaktır. Bu yazı bu raporun bir özetini, dünyadaki eğilimi ve Türkiye'deki İnternet Yönetişimi (İY)'nin durumu özetlenmeye çalışacaktır.


Cenevre'de geniş katılımla oluşturulan ilkeler ve hedefler üzerine çeşitli çalışmalar yapılmışdır. Bunlardan bir tanesi da WGIG, İnternet Yönetişimi Çalışma Grubu raporudur. Bu Çalışma grubu 40 kişiden oluşmuş, kamu, özel sektör ve sivil kesimden temsilcileri, kendi bireysel kimlikleri ile çalıştırmış, ve tüm dünyaya uzlaşma için sunulan bir rapor üretmiştir.


Çalışma grubu, internet yönetişimin pratik tanımı, temel kamusal politika konuları, ve yönetişim mekanizmaları içinde ulusal devletlerin, uluslarıarası örgütlerin, çeşitli forumların, özel sektörün ve sivil yapıların yeri ve rolu konusunda bir anlaşma zemini oluşturmayı kendisine hedef edinmiştir.


İnternet bilindiği gibi uluslarası bir yapıdadır. Varolan sorunların çözümü kısa vadede hem teknik açıdan, hem hukuksal açıdan, hemde uluslarası işbirliği mekanizmaları açısından çok zor olan sorunları bünyesinde barındırmaktadır. Ve bu oldukça uzun süre devam edecektir. Bu nedenle Bilgi Toplumu Zirvesi gibi uluslarası toplantılar, en başta bir diyalog ortamı oluşturması, ortak hedefler, ilkeler ve mekanizmalarda anlaşma sürecine girilmesi, ortak politika alanları belirlenmesi ve hayata geçmesinde önemli bir rol oynama olanağı sunmaktadır.


WGIG internet ve internet yönetişimi konusunda varolan farklı görüşleri bir pratik bir tanımda uzlaştırmaya çalışmış ve tanımın belirleyici, net, genellenebilen, kapsamlı ve süreç odaklı olmasını hedeflemiştir. Çalışma Grubunun tanımı şöyledir:

" İnternet yönetişimi kamu yönetimleri, özel sektör ve sivil toplumun, kendi kimlikleri içinde, internetin kullanımı ve evrimine yön veren, ilkeler, kurallar ve karar alma süreçleri beraberce oluşturması ve uygulamasıdır."

Bu tanım tüm tarafların, çatışan çıkarları ile katılımı esas almaktadır. İnternetin gelişimini etkileyen tüm konuları esas kabul etmektedir. ICANN'de olduğu

gibi Alan Adı sistemi, IP numaraları ve protokol adları ile sınırlı değildir.

İY internetin yönetimi, gelişmesi, tüm ülkelerin özellikle gelişmekte olan ülkelerin hakça yararlanması, süreçlere katılmasını sağlamak, özgürlükler,

mahremiyet, güvenlik ve fikri haklar arasında insanlığın ortak yararı için dengelerin kurulması, internetin henüz oturmamış ve kötü kullanıma imkan veren olanaklarının engellenmesi için gerekli anlaşma, konvensiyon

ve sözleşmelerin oluşturulması; karar alma ve iş birliği mekanizma kurulması konularını detaylandırmıştır. Ortaya çıkan ana ilkeler, internetin gelişmesine yönelik çabalar tek bir ülkenin denetime bırakılmaması, tercihan geniş katılımcı

bir yapının kurulması, internetin maliyetinin az gelişmiş ülkeleri hakça sunulmasının altını çizebiliriz. İnternet yönetişimi ilgilendiren politika konularını 4

ana konuya ayırmak mümkün:


- altayapı ve kritik kaynakların yönetimi (DNS, IP dağıtımı, telekom altyapısı, çok dillilik). Bunlar doğrudan internet yönetişimi kapsamında ve esas olarak bu konulara bakan örgütler kurulmuş durumda.


- internetin kullanıma ilişkin spam, güvenlik ve internet suçları. Bunlarda internet yönetişimi içinde düşünülmektedir ama ne buna doğrudan bakan örgütler ne de uluslaraı düzenlemeler ve işbirliği mekanizmaları kurulmuş durumda.



- İnternetin gelişmeye yönelik boyutları. Özellikle az gelişmiş ülkelerde internet kapasitesin geliştirilmesi.


WGIG önerilerin temelinde Yönetişiminin 3 ana unsurunun kamu yönetimi, özel sektör ve sivil toplum olduğu vurgulanıyor. Her grubunun ancak kendisinin yapabileceği unsurlar sıralanıyor. Ülkemiz açısından bu unsurları gözden geçirirsek, her grupta da önemli eksikliklerin olduğunun çok belirgin olduğunu, bu noktada, söylenekle yetinelim. Bir başka deyişle, Kamu yönetimi, özel sektör ve Sivil Toplum kuruluşları olarak üzer,m,ze düşeni yapabillmiş durumda değiliz.

İnternet Forumu


WGIG dünya ölçüsünde internetin paydaşlarının (stakeholder) buluştuğu, internete ilişkin temel politika konularının konuşulduğu bir forumun olmadığı ve buna şiddetli gereksinim olduğunu belirtmektedir. Mevcut uluslararası

yapıların önemli ölçüde gelişmekte olan ülkeleri dışladığı, bölgesel temsilin

olmadığı, dünyanın çok dilli yapısının temsil edilmediği tespit ediliyor raporda.

Bu nedenle, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin, kadınların, farklı kültür, dil ve bölgelerin, ve tüm paydaşların katılabileceği, katılan herkesin ilgili bulduğu her konuyu gündeme taşıyabildiği, bir yapının, uluslarası, bölgesel ve ulusal girişimlerle desteklenmesi, ve "online" katılımla desteklenmesini, ve de ICT4D

(Gelişme için Bilgi ve İletişim Teknolojileri) girişimleriyle uyumlu bir forum yapısını önermektedir. Forumun gelişmekte olan ülkelerde internet yönetişimi için kaynakların gelişmesine, yerel mekanizmalarla destek olmasını öneriyor.


WGIG internet yönetişimi ile ilgili ülke içi ve ülkeler arası kurumlar hem kendi aralarında iletişimi artırmalı, ve koordinasyon çabasına ağırlık vemeli hemde

İnternet Forumu ile temasta olmasını önermektedir. Benzeri şekilde politikalar konusunda ulusal düzeydeki koordinasyon üzerine, uluslarası koordinasyon kurulmasını önermektedir. WGIG Ulusal düzeyde tüm paydaşları kapsayan bir

yönlendirme komitesi ya da benzerinin hayata geçirilmesini öneriyor.



WGIG önerilerini 4 ana başlıkta topladı. En fazla tartışılanacak olan, ve üzerinde somut önerilerin geliştirildiği konu Global Yönetişim Modeli'dir. WGIG en temel nokta yönetişim olduğu düşüncesiyle 4 model ortaya attı. Tunus'ta tartışma ağırlıklı olarak bu modeller üzerinde olacaktır diye düşünmek gerekir.



Bunlardan model 2, mevcut yapıyı koruyor, diğer 3 model radikal değişiklikler öneriyor. 1. model'de Dünya İnternet Kurulu (Global Internet Council - GIC) öneriliyor. Esas olarak hükümetlerin temsilcileriden oluşan GIC'de özel sektör ve Sivil toplum danışman kapasite'de bulunuyor. ICANN'ın üzerine aldığı görevler, spam, güvenlik, siber suçlar, sözleşmeler, çok dillilik, maliyet temelli bağlantı ücretleri ve uyuşmazlık cözümü gibi tüm konuları üzerine alıyor. Şu anda ICANN kapsamında var olan GAC (Goverment Advisary Committe) yerine tüm yetkileri alarak ICANN'ın üstüne geçiyor ve ABD Ticaret Bakanlığındaki yetkileri üstleniyor. GIC Birleşmis Milletler içinde örgütleniyor.


2. Model mevcut yapının İnternet Forumu ile zenginleştirilmesini, katılımcı saydam mekanizmlarla desteklenemsini, Internet Forumu kapsamında yeni girişimleri içermesini önermektedir.


3.Model, gene Uluslarası Internet Kurulu (IIC International Internet

Council) kurulmasını öneriyor. IIC, ICANN/IANA üzerinden ABD Ticaret Bakanlığının yetkisini devralacak, ve uluslarası internet politikalarıyla uğraşacak. Diğer uluslararası örgütlerin boş bıraktığı yönetişim konularına eğilecek ve hükümet temsilcilerin liderliğinde çalışacak; özel sektör ve sivil toplum dnışman

kapasite rol alacaktır. GAC'ın bir anlamı kalmayacak. ICANN'a ev sahibi ülkeyi IIC belirleyecektir.


4. Model ise 3 alt parçadan oluşan bir yapı önermektedir. Hükümet temsilcilerinden oluşan GIPC (The Global Internet Policy Council) Dünya İnternet Politikalar Kurulu, internete yönelik temel politika konularına eğilecek, ve teknik standartlar konusunda katkı verecek. GIPC içinde özel sektör ve sivil

toplum sadece gözlemci olacaktır. GIPC uluslarası örgütlerce doğal sahibi olmayan konulara da sahip çıkacaktır. Özel sektör önderliğnde ICANN'ın görevlerini üstlenen WICANN (World Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) Birleşmiş Milletler bünyesinde yeniden yapılandırılacaktır. Hükümetler ve sivil toplum gözlemci/danışman kapasite bulunacaktır. WICANN teknik ve ekonomik konulara bakacak, ama hükümetlerin ABD dışişleri bakanlığna yakın bir görevi GIPC içinde bir komite yoluyla olacaktır. GIGF (The Global Internet Governance Forum) adıyla oluşacak Yönetişim Forumu hükümet, özel sektör ve sivil toplumun eşit konumda olacak, ve internete ilişkin kamu polkitikaları konusunda koordinasyon ve tartışma ortamı sağlayacaktır.


WGIG raporu bunun dışında internete ilişkin alana dından, IP dağıtımı, siber suçlardan, spama, ifade özgürlüğünden , veri güvenliğine, çok dillilikten politika geliştirmeye pek çok konuda kısa ve öz önerilerde bulunmaktadır. Bunların hepsi, uzlaşmayla bulunmuş ve makul önerilerdir. Bu önerileri olduğu gibi destekleyebiliriz.


Öneriler


İnternet Yönetişi konusunda Türkiye'nin tavrı, ancak yönetişim ilkeleri kullanılarak belirlenebilir. Bu ise ancak kurulu mekanizmalar üzerinde, zamana yayılarak, tartışılarak, düşünülerek, bir kaç kez üzeriden geçilerek oluşturulabilinir.


WSIS toplantısında tartışma esas olarak İnternet Yönetişimi için önerilen 4 model üzeriden olacaktır. ABD Ticaret Bakanlığı daha önceden ICANN üzerindeki yetkilerini bırakacağını belirtmişti ama son aylarda 11 Eylül'ün etkisiyle, yetkilerini devretmeye niyetli olmadığını açıkca belirtti. Birleşmiş

Milletler içinde pek çok ülkede İnternet üzerinde ABD'nin etki ve yetkisini azaltma arzu ve çabası sözkonusu. I.T.U. da Internet Yönetişimi ve özellikle Alan Adları konusunda söz sahibi olmak çabasında gözükmektedir.


Benim kişisel önerim, mevcut modeller üzerinde birinde ısrarcı olmak yerine, sürekli çalışan koordinasyon ve ortak akıl mekanizmaları kurulması üzerinde durulmalıdır. Gelişmekte olan ülkeler, değişik bölgeler, kültürlerin söz sahibi olacağı mekanizmalar, internetin tüm insanlığın ortak yaraına kullanımı ve gelişimi için kaynak ayrılması, hükümetler, özel sektör ve sivil toplum yapıları arasında daha fazla operasyonel işbirliğine gidilmesini savunmalıdır. Bu yaklaşık olarak 2. modelin geliştirlmesi olarak düşünülebilinir.


Ülkemizde İnternet Yönetişim modelinde anlaşıp, hayata geçirmek ve yolla Türkiye İnternetine ivme vermek, İnterneti ülkenin dört bucağına yaymak,

insanımızın hayatını değiştirmek, ve bundan toplumsal fayda sağlamak için kapsamlı, sürekli, kalıcı çabalara girebilmek, bunun yapılarını kurabilmek gerekir.


Bu konuda en uzun soluklu çaba 1998'de çalışmaya başlayan İnternet Kurulu'dur. İnternet Kuruluna, siyasal sahiplenme, sekreterya desteği, mali kaynak sağlanması, Kurulun çalışabilmesi için önkoşuldur. Kurulun yeniden

yapılanması, Kurul ile kamu, özel sektör ve sivil toplum yapıları arasındaki ilişkinin yeniden tespitinde yarar görmekteyim. Ülkemizde İnternet ve Bilişimle ilgili etkinliklerin, geliştirilerek, İnterneti yaymak, tanıtmak, ve yönetişim mekanizmaları olarak yerleştirmek gerekir. Örneğin, İnternet Haftası, hem interneti toplum kesimlerine tanıtmak, hemde e-devlet/e-dönüşüm uygulamaları

için bir geri besleme mekanizması olarak kullanılabilinir. Benzeri şekilde, İnternet Konferansı, tüketiciyi koruma, değişik sektörlerde yaşanan sıkıntıların tespit, ve çözüm arayışları için kullanılabilinir. Bunlara yeni etkinlikler kolayca eklenebilir.


Türk Ceza Kanunu konusunda Bilişim Şurası Hukuk Çalışma Grubunun içinden bir ekip bir çalışma yaptı. Bilişim suçları konusunda ilgili maddeler konusunda bir taslak hazırlayıp, TBMM Adalet Alt Komisyonu'na iletildi. Yeteri kadar ilgi gösterilmedi. Benzeri bir çabayı, CMUK (Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu) da gösteremedik. Halbuki, İnternet sektörü için CMUK çok daha önemliydi.


Spam konusunda İnteret Kurulu bir bildirge yayınladı. Spam.org.tr etrafında gönüllüler çalışmaya başlamıştı. TİD (Tüm İnternet Derneği) bazi çalışmalar yaptı. İntenret Konferanslarında ve Akadmeik Bilişim Konferanslarında bazı oturumlar yapıldı. Ama, fazla bir yol alamadık.


Öenmli bir eksiklik, özel sektörün öncülünde “zararlı içerik” konsunda bir co-regulasyon/self-regulasyon yapısı kurmak. Gene İnternet yayınclığı konusunda bir co-regulasyon/self-regulasyon yapısına gereksinim var. Olumlu bir gelişme olarak İnternet Medyası Derneğini sayabiliriz.


WSIS'e Global İnternet Yönetişimi konusunda görüş iletmek ve onu savunmaktan daha önemlisi, İnternet Yönetişimin ülkemizde kurulması ve onun ülkemiz internetinin gelişmesi ve bu yolla toplumsal yarar sağlanması için çaba harcamaktır.